EVET!
BİZ ALAKASIZLARIZ.
ALAKALI OLMAMIZ İÇİN BİZE DAYATILAN BİRÇOK VAROLUŞ ŞEKLİNİ REDDEDİP KENDİ HAYATLARIMIZI YAŞAMAK İSTEDİĞİMİZ İÇİN ALAKASIZLARIZ.
HER KOYUNU(VE HER İNSANI) KENDİ BACAĞINDAN ASAN İKTİDARLARI TANIMAYIP EN TEMEL İLKEMİZİ KARŞILIKLI YARDIMLAŞMA YAPTIĞIMIZ İÇİN ALAKASIZLARIZ.
BİRBİRİMİZE EMİR VERİP BİRBİRİMİZDEN EMİR ALARAK YAŞAMAYI REDDETTİĞİMİZ İÇİN, TEK BİR KİŞİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BİLE ASLINDA HERKESİN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN GEÇTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ İÇİN ALAKASIZLARIZ.
DOĞANIN EFENDİSİ DEĞİL SADECE BİR PARÇASI OLDUĞUMUZA İNANDIĞIMIZ VE TÜM İKTİDARLARIN DOĞANIN VE TÜM VAROLUŞLARIN DÜŞMANI OLDUĞUNU SÖYLEDİĞİMİZ İÇİN ALAKASIZLARIZ.
SÖMÜRÜNÜN, GELECEKSİZLİĞİN, ÖLÜMÜNE REKABETİN ÇARESİZLİĞİN VE TUTSAKLIĞIN SIRADAN OLDUĞU BU GÜNÜN HAYATINA KARŞI BERABERCE YENİ BİR HAYAT KURMAK İSTEDİĞİMİZ İÇİN ALAKASIZLARIZ.
KAPİTALİZMİN VE İKTİDARLARIN DAYATTIĞI BU GERÇEĞİ KABUL ETMİYORUZ!
BU GERÇEĞE KARŞI ALAKASIZIZ.
BİZ BİR HAYALİN PEŞİNDEYİZ.
VE HAYALLERİMİZDEN KORKAN İKTİDARLARA RAĞMEN ÖZGÜRLÜĞÜ YARATMAK ELİMİZDE.
ÇÜNKÜ BİLİYORUZ Kİ;

Kapitalizm insana hayatta fırsatlar sunar;

ANARŞİ ise hayatı!

ÇAYIR-ÇİMEN, yaşadığımız coğrafyayı ve bütün olarak dünyayı gün geçtikçe daha fazla tehdit eden ekolojik yıkımı, nedenleri ve onu yaratanlarıyla birlikte ortadan kaldırmak amacıyla kolları sıvayan bir avuç hayalcinin beraberliğidir. Söz konusu yıkım yeryüzünde varolan hayatı her geçen gün biraz daha tüketirken hayatı savunmak için bir araya gelen bir avuç hayalci! Bu hayalciliği, tahakküm ilişkilerinin ördüğü ve adına gerçek denen kurguya saldırmak için biricik silahımız olarak kabul ediyoruz. Çünkü iktidarların bize dayattığı o sevimsiz ve renksiz gerçeği parçalamanın tek yolu özgürlüğün hayal gücünü kuşanmaktır.

Çayır-Çimen ekolojiye zarar veren her türlü müdahalenin karşısındadır. Fakat bunu yaparken yalnızca hayvanatın ve nebatatın aşkına tutulmuş kof bir çevrecilikle hareket etmiyoruz. Çünkü çevrecilik insanı merkeze oturtan ve insanı doğanın üstünde bir otorite olarak gören içi boş bir söylemdir. Oysa Çayır-Çimen insanın doğanın efendisi değil sadece bir parçası olduğunu söyler. Bu yanıyla, Çayır-Çimen yaşanan ekolojik yıkımın, insan-doğa ya da insan-insan arasında kurulan tahakküm ilişkilerinin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıktığını bilir.

Çayır-Çimen anti-otoriter, anti-hiyerarşik ve merkezsiz bir oluşumdur. Çünkü hayatı hiçe sayan iktidarlara ve onların insanlığa dayattıkları tahakküm ilişkilerine karşı samimi bir karşı çıkışın ancak onların bu ilişki tarzlarını bugünden reddederek mümkün olacağının bilincindeyiz.

Çayır-Çimen bir karşılıklı yardımlaşma ağıdır. Kapitalizmin, o sonu gelmeyen iktidar ilişkilerinde, yalnız bireyler olmamız için attığı onca taklaya inat özgürlüğü ve karşılıklı yardımlaşmayı kutsuyoruz. Sistemin “Kullan, at! Daha fazla tüket!” dayatmasının karşısında durabilmek için en temel dayanağımızın karşılıklı yardımlaşma olduğunun farkındayız. Ve bugünden yarına, bizi yalnız ve sistem karşısında ürkerek, hayatta kalmak için ruhunu ya da bedenini satan bireyler olmamızı engelleyebilecek tek şey yine bu yardımlaşmadır.

Çayır-Çimen yola çıkarken bir anti-nükleer topluluğuydu. Fakat bugün daha geniş bir çerçevede hareket eden ve hem ekolojiyi hem de insan varoluşunu tehdit eden tüm ilişki biçimlerine karşı yepyeni bir hayatı yaratmak amacıyla yoluna devameden bir Sosyal Ekoloji Kulübüdür.


Neler olup bitiğinden haberdar olmak için mail adresinizi buraya kaydedebilirsiniz